"Hello, Zuko here. but i guess you probably already know me, sort of. uh, so, the thing is, i have a lot of firebending experience, and i'm considered to be pretty good at it. well, you've seen me, you know, when i was attacking you? uh, yeah, i guess i should apologize for that. b-but anyway, im good now. i mean, i thought i was good before, but now i realize i was bad, but anyway, i think it’s time i joined your group, and taught the avatar firebending." "well, what's your answer!?" "yeah, that's what i'd say too." "how am i supposed to convince these people i'm on their side?" "what would uncle do?" "zuko, you have to look within yourself to save yourself from your other self. only then, will your true self, reveal itself." *sigh* "even when i'm talking for him i can't figure out what he means."
"Merhaba, ben Zuko. Ama sanırım beni muhtemelen zaten tanıyorsunuz... Şey, yani olay şu ki, bayağı bir ateş bükme tecrübem var ve bu konuda oldukça iyi olduğum düşünülür. Şey, beni gördünüz, hani size saldırdığım zaman? Şey, evet, sanırım bunun için özür dilemeliyim. A-ama her neyse, artık iyiyim. Yani, daha önce de iyi olduğumu düşünüyordum ama şimdi kötü olduğumu fark ettim. Her neyse, sanırım artık grubunuza katılıp Avatara ateş bükmeyi öğretmemin vakti geldi." "Şey, cevabın ne!?" "Evet, ben de öyle derdim..." "Bu insanları onların tarafında olduğuma nasıl inandıracağım?" "Amcam ne yapardı?" "Zuko, diğer benliğinden kurtulmak için kendi içine bakmalısın. Ancak o zaman gerçek benliğin ortaya çıkacaktır." *iç çeker* "Onun ağzından konuşurken bile ne demek istediğini çözemiyorum."