Benim deneyimlediğim belirtiler: Uyanır uyanmaz hayal kurma isteği. Hayal kurarken odanın içinde volta atma, yürümek, gülmek, konuşmak vs. Gün içerisinde yeterince hayal kurulamadığında yaşanan huzursuzluk. Hayallerin Arka Sokaklara dönmesi. Odaklanamama. Hayal kurarken zamanın nasıl geçtiğini farketmeme ve saatlerce hayal kurabilme. Hayal dünyasını gerçek hayattan daha eğlenceli bulma. Sosyalleşemediğin, dışlandığın ortamlarda hayal dünyasına daha da çok dalma. Karakterlerin, olayların ve her şeyin detaylı olması, dizi gibi olması. Başta gerçeklikten kaçmak için yaptığın bu şeyin artık otomatikleşmesi ve içinden çıkamama. Hayale daldığında etrafında sana seslenenleri duymama veya duysan da 2. kez sana seslenmesini bekleyip 1.yi duymazdan gelme isteği içinde hapsolup sonra da şimdi cevap versem duyduğun halde niye geç cevap veriyorsun demesinler diye en iyisi 2. seslenişini bekleyeyim demek. Yatma zamanı geldiğinde yatağın içinde uykuya dalana kadar hayal kurma. Hayal kurarken tekrar eden anlamsız hareketler yapma (örneğin ben kalemimi azcık havaya fırlatıp döndürüp geri tutuyorum) Müzik dinlerken iyice dış dünyadan kopma. gibi gibi gibi... Hayallerinde kendinin daha iyi bir versiyonunu oluşturan MD'liler de var ama benim hayallerimde ben görünmez ve her şeyi yöneten bir gözlemciyim ve karakterlerin büyük ve vurucu hüzün ve mutluluklarını planlamak beni tatmin ediyor. Aşırı üzülmeleri bile. (ama kendi hayatımda çok plansız biriyim) Bir şey beni aniden beni gerçek dünyaya çektiğinde, örneğin biri benim kaçamayacağım bir şeyi söylediğinde, az da olsa kızdığında ve ben o an onunla yüzleşmek zorunda kaldığımda, o olay aslında çok çok küçük bir olay da olsa ağlamaya başlıyorum ve sorunun o küçük olay olduğunu sanıyorlar. Artık bunu biraz kontrol edebiliyorum, artık o kadar ağlak biri değilim ama bu sefer de bir süre sonra çok alakasız bir anda, örneğin boş boş sıramda otururken ağlamaya başlıyorum. Sanki gerçek dünya ile hayal dünyası arasındaki kapının hayal dünyası tarafındaki kapı kolu kırılmış da dışarıdaki insanlara kapı açılmıyor dediğimde "kapının kolunu indir" diyormuş gibi. Sorun hayal dünyasının varlığı değil, sorun orada kapalı kalmış olmam. Not: şizofren değilim hayalleri gerçek fln sanmıyorum